(6831 S. K. m. 1, 110)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 6831 sayılı yasanın 110/3 maddesinde yazılı esaslara göre gerçek zarar miktarı hesap ettirilmeden yangın nedeniyle meydana gelen zararın pek hafif kabul edilerek indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 4421 sayılı yasının 5, 765 sayılı TCK. Ek-2 maddelerine göre suç tarihi itibariyle temel ağır para cezasının 9247 YTL olarak hükmolunması gerekirken yazılı şekilde eksik tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine.
Ancak;
1- 12.10.2004 tarihinde yarinde yapılan keşif sonucu orman mühendisi ve fen bilirkişiler tarafından tanzim olunan raporda yanan sahanın Amenajman haritasına göre OT rumuzu ile gösterilen yer olduğu, memleket haritasında ise beyaz renkte gösterilen yer içinde kaldığı, yanan sahanın büyüklüğünün 425,0257 ha olduğunun yazılı bulunmasına göre; bilirkişiler tarafından yanan sahanın 6831 sayılı yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda yeterli inceleme ve araştırmada bulunulmadan sadece Amenajman haritasının esas alınarak inceleme yapılmasına, memleket haritasına göre ise yanan sahanın yüzölçümünü büro çalışmaları ile hesap etmelerine göre düzenlenen raporun bu yönleri ile eksik ve yetersiz olması karşısında; öncelikle eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı, amenajman haritaları temin edilip yerinde zabıt mümzi tanıklardan en az birinin yer göstermesi suretiyle konusunda uzman 3 kişilik ve biri Harita ve Kadastro mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti refakatinde uygulamalı keşif yapılarak yangın sahasının 6831 sayılı yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olup olmadığı, sahanın büyüklüğünün büroda yapılan çalışmalar ile değil yerinde yapılan keşif sırasında düzenlenecek krokilerle gösterilmesi ile bu tespitlerin temin edilecek harita ve fotoğraflara işaretlenmesi sağlanarak düzenlenecek bilimsel ve teknik verileri içeren mütalaları eklenerek düzenlenecek olan bilirkişi raporuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı TCK. nun yürürlük ve uygulama şekli hakkında kanunun 4/9 maddesi ile 6831 sayılı Yasanın 110/2 maddesinde öngörülen ağır para cezasının 29 misline çıkartılmasına ve 01.05.2005'te yürürlüğe giren 5335 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen (İlgili kanunları gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz) fıkrasının sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında uygulanan para cezasının yeniden hesaplanması lüzumu,
3- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı TCK. nun 7. ve genel hükümleri ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanıkların hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun Hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
4- Nisbi vekalet ücretinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye aykırı olarak fazla tayini,
5- Yangın söndürme gideri olarak 29.831.147.000 TL talep edildiği halde talepten fazlaya hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 06.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy