(5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 6) (5237 S. K. m. 50)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinin 3. bendi uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasıyla belirlenir hükmüne göre sanık hakkında gerek 647 Sayılı Yasa ve gerekse 5237 sayılı TCK. gereğince ayrı ayrı hüküm kurulup her iki hüküm tüm sonuçları bakımından karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken 5237 Sayılı Yasanın ne şekilde lehe olduğu kesin olarak açıklanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabule göre;
647 Sayılı Yasanın uygulanması bakımından 6. maddesi gereğince ertelenen cezanın tüm sonuçları itibariyle ortadan kalktığı oysaki 5237 Sayılı Yasanın 50/1 maddesi gereğince infaz edilmiş sayılacağı dikkate alındığında 647 Sayılı Yasanın sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy