(5237 S. K. m. 86) (5271 S. K. m. 223) (4483 S. K. m. 2, 3)
Dava: Kasten yaralama suçundan sanık L. hakkında açılan kamu davasının yargılaması sırasında, suçun görev sırasında işlenmesinden dolayı 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 2. ve 3. maddeleri gereğince izin alınması gerektiğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca yargılamanın durdurulmasına dair, Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01.11.2006 tarihli ve 2006/650-920 sayılı kararına karşı Adalet Bakanı 25.12.2006 gün ve 061747 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma isteminde bulunduğundan bu işe ait dava dosayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.01.2007 gün ve K.Y.B. 2007/2105 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi,
Mezkur ihbarname ile;
Sanık olay tarihinde müdür yardımcısı olarak görev yaptığı sırada mağdura ait sınav kağıdını incelemesi sonucunda kağıtta başka bir öğrencinin isminin yazılı olması sebebiyle mağdura tokat atmak suretiyle kasten yaralama eylemini işlediğinden bahisle açılan kamu davasında, kamu görevlisi olan sanık hakkında görevi esnasında işlediği iddia edilen suçla ilgili 4483 Sayılı Kanunun 2. ve 3. maddelerine göre yetkililerden izin alınmadan dava açıldığı anlaşıldığından ve bu izin dava şartı olduğundan bahisle 5275 Sayılı Kanunun 223/8 maddesi uyarınca yargılamanın durdurulmasına karar verilmiş ise de;
4483 Sayılı Kanun 2. maddesindeki Bu kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır şeklindeki düzenleme karşısında kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçların bu kanun hükümleri gereğince dikkate alınabileceği gibi, sanığa isnat edilen kasten yaralama eyleminin anılan madde uyarınca değerlendirilemeyeceği ve görevi sebebiyle işlenen suçlar kapsamına alınamayacağı, bu nedenle sanık hakkındaki yargılamanın genel hükümler uyarınca yapılarak, hukuki durumunun tayin ve tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Lisede müdür yardımcısı ve sağlık bilgisi dersi öğretmeni olarak görev yapan sanığın, kendi dersinden yapmış olduğu yazılı sınavında, sınav kağıdının ön yüzüne kendi ad ve soyadını, arka yüzüne ise başka birinin ad ve soyadını yazan mağdurun bu hareketinin okul yönetmeliğine göre suç teşkil etmesi durumunda öğretmenin kendisinin bizzat hatalı öğrenciyi cezalandırma gibi bir yetkisi ve görevi bulunmadığı, olayı tutanakla okul yönetimine ve disiplin kuruluna götürmesi gerektiği halde, bunu yapmayıp görev hududunu aşarak, görevi ile ilgili ve görevinden dolayı olmadığı halde mağdur öğrencisine karşı gerçekleştirdiği kasten yaralama eyleminden dolayı yargılanmasının 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmayıp, yargılamanın genel hükümler uyarınca yapılarak hukuki durumunun tayin ve tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından;
Sonuç: Adalet Bakanı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen 01.11.2006 tarihli ve 2006/650-920 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, bozma doğrultusunda müteakip işlemlerin mahallince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 27.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy