3. Ceza Dairesi 2007/1549 E., 2010/5059 K. HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KASTEN YARALAMA SİLAHLA YARALAMA USULİ KAZANILMIŞ HAK
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 87 ] 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 231 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın, silahtan sayılan bıçakla müşteki Ahmet Ç/yi yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralaması eylemi için 5237 sayılı TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri uyarınca bulunan 2 yıl 12 ay hapis cezasının 5237 sayılı Yasa'nın 87/1-son maddesi hükmü gereğince 5 yıl hapis cezasının altında kalması nedeniyle 5 yıla yükseltilip bu miktar üzerinden tahrik ve takdiri indirim nedeniyle indirimler uygulanması gerektiği halde, hatalı uygulama yapılarak yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunmuş ise de, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak doğru uygulama yapılsaydı 5237 sayılı Yasa'nın 87/1-son maddesiyle bulunan 5 yıl hapis cezası üzerinden mahkemece kabul olunup takdir edilen 29. madde hükmü gereğince 2/4 oranında indirim yapıldığında 2 yıl 6 ay hapis ve bu miktar üzerinden 62. maddeye göre 1/6 oranında indirim yapıldığında ise 2 yıl 1 ay hapis cezası bulunacaktı. Şu halde 1 yıl 3 ay hapis cezası 5237 sayılı Yasa'nın 87/1-son maddesi gözetilmeden uygulama yapılmış olması nedeniyle 08.02.2008 tarih ve 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenmiş bulunan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş bulun-maktadır. Doğru uygulama yapılması halinde 5271 sayılı Yasa'nın 231. mad-desinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında "sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını... sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Benzer konuda Yargıtay CGK'nın 17.11.1988 gün ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 gün ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır" şeklinde belirtilmiş olup, bu açıklamalar ışığında somut olayımıza ilişkin değerlendirme yapıldığında, sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından bu nedenle bozma yapılması düşünülmemiştir.
1-
Sanık hakkında mağdur Ahmet Ç/yi yaralamaktan kurulan hükme
yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık müdafiinin temyiz itirazları, oluşa, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye ve takdire göre yerinde görülmemiş olduğundan, reddiyle hükmün istem gibi (ONANMASINA),
2-
Sanık hakkında Ahmet S/yi yaralamaktan kurulan hükme yönelik
temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK'nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy