(5271 S. K. m. 170, 174/1)
Kasten jiletle yaralamak suçundan şüpheli T. Erol hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.09.2006 tarihli ve 2006/46765-15326-11632 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunu'nun 174.maddesi gereğince iadesine dair, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2006 tarihli ve 2006/209 sayılı kararma yönelik itirazın reddine ilişkin, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2006 tarihli ve 2006/47 müteferrik sayılı kararma karşı Adalet Bakanlığı 28.11.2006 gün ve 056047 sayılı yazısı ile Kanun Yararına Bozma isteminde bulunduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2007 gün ve Kanun Yararına Bozma 2006/307169 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur İhbarname ile;
Dosya kapsamına göre şüphelinin ifadesi alındığından bahisle iddianamenin iadesine, keza aynı sebeple itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesinden iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında sanığın savunmasının alınmasının gösterilmediği, somut olayda müşteki beyanının tesbit edildiği şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığı, şüphelinin savunması dışındaki tüm delillerin toplandığı ve toplanan delillerin şüpheli hakkında dava açılması için yeterli olduğu gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İddianamenin iadesi nedenleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. ve 174. maddelerinde açıkça belirtilmiştir.
Şüphelinin ifadesinin alınmaması bu nedenler arasında yer almamaktadır. Ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247.maddesinin 3.fıkrasında kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir.
Ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkumiyet kararı verilemez. denilmektedir. Yasanın bu hükmünden de şüphelinin ifadesi alınmadan da diğer şartlar mevcutsa hakkında kamu davası açılabileceği öngörülmektedir.
Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma isteyen yazısına dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, itiraz üzerine İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 20.10.2006 tarihli ve 2006/47 Müteferrik sayılı Kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, Bozma doğrultusunda yapılacak işlemlerin mahallince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy