3. Ceza Dairesi 2007/7021 E., 2010/5057 K. KASTEN SİLAHLA YARALAMA KASTEN YARALAMA LEHE KANUN UYGULAMASI ZORUNLU MÜDAFİ
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli Tıp Kurumu Bursa Şube Müdürlüğü'nün 27.04.2004 tarih ve 5350 sayılı raporunda, mağdurun "batına nafiz kesici delici alet yaralanması ne-deniyle hayatının tehlikeye maruz kalıp 25 gün mutad iştigaline engel teşkil edeceğinin" yazılı bulunmasına, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa'nın 86/1, 87/1-d-son maddesi kapsamında kalan silahla hayati tehlike geçirecek şekildeki yaralanmanın alt sınırı 5 yıl hapis cezası olup, oluşa ve tüm dosya kapsamına nazaran takdir olunan tahrik oranına göre 29. maddeye göre 1/4 oranında ve 62. maddeye göre 1/6 oranında indirim yapıldığında belirlenecek olan hapis cezasının açıkça sanığın aleyhine olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.01.2007 tarih ve 2006/5-277 esas ve 2007/3 sayılı kararı da nazara alındığında 765 sayılı TCK'nın 456/2. maddesinin açıkça sanık lehine olmasına, dosya kapsamı gözetilerek mahkemenin gösterdiği gerekçenin uygun bulunması ve mahkemenin karşılaştırmasının da yeterli olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamenin 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay CGK'nın 26.12.2006 tarih 2006/8-317 esas ve 2006/319 sayılı kararında belirttiği üzere 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile 5271 sayılı Yasa'nın 150/3. maddesinde yapılan değişiklik ile daha önce üst sınırı 5 yıl olan hapis cezası gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu müdafii atanması öngörülmüş iken, yapılan değişiklik ile bu zorunluluk alt sınırı 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlandırılmış bulunmasına, yargılama yasalarının derhal uygulanması gerekmesine ve sanığın sorgusunun da 14.01.2004 tarihinde yapılmış bulunmasına göre, sanık hakkında zorunlu müdafii atanması koşulları artık ortadan kalkmış olup, bu nedenle tebliğnamenin (2) nolu görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy