ÖZET: DAVA KONUSU 6001 ADA 8 PARSEL SAYILI TAŞINMAZIN ORMAN NİTELİĞİ KONUSUNDA BİLİRKİŞİ RAPORLARI ARASINDA ÇELİŞKİ BULUNDUĞUNDAN, TAŞINMAZIN 12.04.1990 TARİHLİ TAPU KAYDI, ARAZİ VE KADASTRO TUTANAKLARI İLE BİRLİKTE MAHALLİNDE YENİDEN YAPILACAK KEŞİFTE, FENNİ VE ORMAN MÜHENDİSLERİNDEN OLUŞACAK ÜÇ KİŞİLİK BİLİRKİŞİ HEYETİYLE TATBİK EDİLEREK, BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPTIRILDIKTAN VE KADASTRO ÇALIŞMALARININ KESİNLEŞME TARİHLERİ DE ARAŞTIRILDIKTAN SONRA, SONUCUNA GÖRE SANIĞIN HUKUKİ DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ GÖZETİLMELİDİR.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Keşifte hazır bulunup ifadesi alınan ve yer gösteren ormancı tanık Hüsnü’ye yemin ettirilmemekle CMK’nın 54/1. maddesine aykırılık oluşturulması,
2- Öncelikle yerin orman olup olmadığının tam olarak belirlenmesi kapsamında;
Keşif sonrası tanzim edilen kadastro kontrol mühendisi bilirkişi H.Murat’ın 23.03.2009 tarihli raporunda incelenen 2008/145 esas sayılı dosya ile ilgili 6001 ada 8 nolu parselin tamamen orman sınırları dışında kaldığı, orman yüksek mühendisi Numan’ın 06.04.2009 tarihli raporunda imar uygulamasında ada bazında yapılan kadastral çalışmalarında aynı parseldeki 70 m2 tek katlı ev ve alanın orman sınırları içinde, geri kalan kısmın ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerde olduğu tespit edilmiş olması karşısında, bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğu gözlenmekle; oluşan çelişkinin giderilmesi kapsamında 6001 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın 12.04.1990 tarihli tapu kaydı da arazi ve kadastro tutanakları ile birlikte mahallinde yeniden yapılacak keşifte fenni ve orman mühendislerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetiyle tatbik edilerek bilirkişi incelemesi yapılıp kadastro çalışmalarının kesinleşme tarihleri de araştırılıp deliller birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekeceği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kabule göre; sanık lehine vekalet ücreti ödenmesi gerekirken sanık vekiline ödenmesine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi (BOZULMASINA), 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy