(5237 S. K. m. 86, 87) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici madde 3 hükmü ile 01.01.2014 tarihine kadar asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı düzenlemesinin getirilmesi karşısında tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Müşteki A.'in, Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünden aldırılan raporunda, müştekide kesici delici alet yaralanması sonucu oluşan pankreaktektomi ve splenektomi arızasının her birinin ayrı ayrı organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğunun bildirilmesine göre, suça sürüklenen çocuğun eylemi 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son maddeleri kapsamındaki suçu oluşturduğu halde yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-a-d-son maddeleri ile hüküm tesisi,
2) Kabule göre de, 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi ile belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nin 86/3-e, 87/1-a-d maddelerinin tatbiki ile bulunan 2 yıl 30 ay hapis cezasının TCK'nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yılın altında kalması nedeniyle bu madde uyarınca 5 yıl hapis cezasına yükseltilip bu miktar üzerinden yaş indirimi ve takdiri indirim uygulaması yapılması gerekirken, yasada yeri olmadığı halde TCK'nin 87/1-son maddesi uyarınca doğrudan 6 yıl hapis cezasına hükmedilerek bu miktar üzerinden yaş indirimi ve takdiri indirim uygulaması yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUKun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 02.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy