MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Müştekilerin suçtan zarar görüp şikayetini devam ettirmesi sanığınsa zararı karşılama konusunda bir girişiminin olmaması karşısında dosya kapsamından 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesindeki 'zarar karşılama' şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, usul ve yasaya uygun olduğundan tebliğnamenin (1) numaralı,
2) 5237 sayılı TCK'nin 86/3 maddesinde kasten yaralama suçunun nitelikli halleri bir bütün halinde sayılmış olup, her bir bentten dolayı ayrı ayrı artırım yapılması gerektiğine dair bir hüküm bulunmadığından 5237 sayılı TCK'nin 86/3 maddesi uyarınca bir kez artırım yapılabileceğinden tebliğnamenin (2) numaralı,
3) Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının 5083 sayılı Kanunun 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk lirası olarak belirlenmesi gerekirken Yeni Türk lirası olarak belirlenmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğundan olduğundan tebliğnamenin (3) numaralı,
4) 5237 sayılı TCK'nin 52/4. madde ve fıkrasının “adli para cezasının ödenmesi için, hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verilebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verilebileceği” hükmü karşısında, bunlardan ancak birinin uygulanabileceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından tebliğnamenin (4) numaralı bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA 30/01/2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy