MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Koşulları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK'un 318. ve 5271 sayılı CMK'nin 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek dosya üzerinde yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa 12.11.2009 tarihli baro görevlendirmesiyle Av. ...'ın müdafii olarak atandığı, sanığın 16.03.2010 da savunmasını müdafii Av. ... olduğu halde yaptığı, Av. ...'nin 15.06.2010 tarihli yetki belgesi ile Av. ... tarafından yetkilendirildiği, 15.06.2010 ve 02.11.2010 günlü oturumlara sanıkla birlikte müdafii olarak Av. ...'nin de katıldığı, sanığın kendisine müdafii atandığından haberi olduğu anlaşılmakla;
Sanığın hükmü CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin CMUK'un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında ... ve ...'i yaralama eylemlerinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında ...'yı yaralama eyleminde; hüküm fıkrasında CMK'nin 231/5. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterildiğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
a) Olayın tek görgü tanığı ... kolluk anlatımında: Eski eşi ... ile tartıştığını, telefonla ...'yı aradığını, telefonda ...'yla dertleşirken ...'nın eski eşi ... hakkında bir şeyler söylediğini, ...'ün konuşmaları duyduğunda "siz bizim aramıza niye giriyorsunuz, eşimi kışkırtıyorsunuz!" demesine; ...'nın " Ben adamı s....tirim!" diyerek küfürlü konuştuğunu, ...'nin kendi cep telefonundan ...'ü arayarak, "... hemen Akdere'ye geliyor" dediğini, kendisinin "...'ün Akdere'de ne şi var?" diye sorduğunu, bu kez eşinin telefonunu ...'in bir kez daha arayarak "..... önüne gel!" dediğini, ...'ün evden çıktığını, beş dakika sonra kapı çalınca ... gelmiştir düşüncesiyle kapıyı açtığında, gelenlerin arkadaşı Sabiha ve ... olduğunu, elinde bıçak olan ...'i içeri aldığını, durumu kardeşi Ümit'e telefonla bildirdiğini, beş dakika sonra Ümit ve ...'ün eve geldiklerini, ...'e "...'te bıçak var !" dediğini, ...'in ...'e saldırdığını, ... ve ...'yı odaya iterek kapıyı çektiğini, daha sonra çığlık duyduğu, ...'le ...'nın balkondan atlayarak yaralandıklarını beyan etttiği anlaşılmakla sanık hakkında haksız tahrike ilişkin TCK'nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Sanığın ...'yı yaralama eyleminde TCK'nin 87/3. maddesi uygulanırken sanığa 1 yıl 6 yerine 1 yıl 4 ay hapis cezası belirlenerek sanığa eksik ceza tayini,
c) Sanığın eylemini sopa ile gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) TCK'nin 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun TCK'nin 53/3.maddesi uyarınca kendi alt soyu bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK'nin 326/son gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy