Tebliğname No : 3 - 2012/305450
MAHKEMESİ : Kütahya 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/07/2010
NUMARASI : 2009/658 (E) ve 2010/825 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1995/783 Esas sayılı dosyasında verilen 5 yıl 6 ay hapis cezasının “1 yıl, 1 yıl ve 3 yıl 6 ay” hapis cezalarının ictiması ile infazı 25.11.2005 tarihinde yapılmış olduğu, hapis cezaları ayrı ayrı değerlendirileceğinden ve 5237 sayılı TCK'nin 58/2-b maddesine göre infazdan itibaren 3 yıl geçtiğinden bu hükmün tekerrüre esas alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin 2. paragrafındaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Katılana ait geçici muayene rapor ve yaralanma ile ilgili varsa film ve grafiler de hastanesinden temin edilerek yüzünde sabit iz olup olmadığı ve katılanın talimatla alınan duruşmadaki iddialarının da araştırılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kütahya 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/113 E.sayılı ilamındaki 600,00 TL ve 200,00 TL olan adli para cezasına ilişkin mahkumiyeti kesin olup halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesine göre kesin olan mahkumiyetlerin tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3)Tanık Abdulaziz'in hazırlık beyanına göre katılanın sarhoş olarak sanığın üzerine gelmesi nedeniyle kavganın başladığı belirtilmekle sanığa haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışmasız bırakılması,
4)Kabule göre de 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7 maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken “ 1 yıl süreyle” denilmek suretiyle denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince talebe kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 29.01.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy