MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,
Dairemizin 02/11/2011 tarih 2009/16919 Esas 2011/15983 sayılı onama kararına karşı ; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 28/5/2013 tarih 2012/81199 sayılı itiraznamesi ile; “Sanığın, 765 Sayılı TCK.nun 456/4 maddesine muhalefet nedeniyle doğrudan para cezası olarak verilen önceki mahkumiyeti, CMUK'un 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmasına, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi hükmü gözetilerek CMUK'un 305/son maddesine göre, miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağının belirtilmiş olmasına göre sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı,” düşüncesiyle; Dairemiz onama ilamının kaldırılarak düzeltilerek onanması talebiyle 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2) Dairemizin 02/11/2011 tarih 2009/16919 Esas 2011/15983 sayılı onama kararının kaldırılmasına,
3) Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak
Sanığın, 765 Sayılı TCK'nin 456/4. maddesine muhalefet nedeniyle doğrudan para cezası olarak verilen önceki mahkumiyeti, CMUK'un 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmasına, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi hükmü gözetilerek CMUK'un 305/son maddesine göre, miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağının belirtilmiş olmasına göre sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı halde yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince hükümdeki sanık hakkında TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraflarının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy