MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair.
Dairemizin 03.04.2013 tarih 2011/42419 esas, 2013/14036 karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 04.06.2013 tarih 2010/222652 sayılı itiraznamesi ile “ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyetine hükmedilen suçu sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 5/-1a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi nedeniyle bu hususa ilişkin kısmın karardan çıkartılarak, düzeltilerek onama kararının verilmesi talebiyle” Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna dosyanın gönderilmesinden sonra 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2-Dairemizin 03.04.2013 tarih 2011/42419 esas, 2013/14036 karar sayılı kararının yaralama suçuna ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,
Suça Sürüklenen çocuğun katılan ...'ü kasten yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
a) Türk Ceza Kanununun 51.maddesinin 3.fıkrası uyarınca belirlenen ve niteliği itibarıyla s.s.çocuk lehine kazanılmış hak oluşturmayan denetim süresinin alt sınırının hükmolunan ceza müddetinden az olamayacağının gözetilmemesi,
b) Ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyetine hükmedilen suçu sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 5/-1a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, Ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi gereğince, hükümde yer alan ertelemeye ilişkin bölümdeki "TCK nın 51/3. maddesi gereğince 1 yıllık süre boyunca denetim altında bulundurma" şeklindeki ibarenin "TCK nın 51/3. maddesi gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün denetim süresi" şeklinde değiştirilmesi ayrıca “S.S.Çocuğun, sosyal durumu ve kişiliği göz önünde tutularak, denetim süresi boyunca, s.s.çocuğa rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilmesine (TCK'nun 51/5 maddesi gereğince), rehberin s.s.çocuğun sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişimi hakkında 3 er aylık sürelerle rapor düzenleyerek mahkememize ibrazına” şeklindeki kısmın hükümden çıkartılmasına, sair yönlerin aynen bırakılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.