MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dairemizin 09/04/2013 tarih ve 2012/10275 esas 2013/14749 karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12/11/2013 tarih 2013/332128 sayılı itiraznamesi ile sanık ... hakkında TCK'nin 86/2, 29, 62 maddeleri uyarınca verilen 2 ay 15 gün karşılığı adli para cezası, Yargıtay ilamında hapis cezası olarak belirtilip hükmün onanmasına karar verilmiş ise de hükmün yazılış biçiminden ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasından önceki son paragrafında sanık için para cezası tercih edildiğinin açıkça belirtilmesi nedeniyle mahkemece TCK'nin 52/1-2. maddesi uyarınca belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle para cezasının miktarı belirlenmediğinden hükmün bozulması gerekirken onama kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek Dairemiz onama ilamının kaldırılması ve hükmün bozulması talebiyle 05/07/2012 tarihinde Resmi Gazete yayınlanarak yürülüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentleri hükmü uyarınca dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2) Dairemizin 09/04/2013 tarih ve 2012/10275 esas 2013/14749 karar sayılı onama kararının sanık ... yönünden kaldırılmasına,
Dosyanın yeniden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında 22/12/2009 tarihli asıl kararla verilen 2 ay 15 gün karşılığı adli para cezasının, 1500 TL adli para cezasına çevrilmesine ilişkin 15/01/2010 tarihli ve 2009/108 Esas 2009/1303 Karar sayılı ek karar hukuken yok hükmünde olup hüküm ifade etmeyeceğinden tabliğnamedeki red görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında belirlenen adli para cezasının "gün üzerinden" tayin edilmesi ve sonuç cezanın, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 52/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan adı geçen sanık hakkındaki hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.