MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın katılan ...'yi yaralama, katılan ...'i yaralamaya teşebbüs suçlarını 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-3 maddesi gereği silahtan sayılan araba ile işlemesi karşısında TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince cezasının artırılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın katılan ...'yi kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama eyleminde 5237 sayılı TCK'nin 87/3 maddesi gereğince mahkemece belirlenen artırım oranının yaralanmanın niteliğine, yerleşik uygulamalara ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden tebliğnamenin sanığa yönelik (2-A) no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerinde şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde tüm kişiler için velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin şartla tahliye tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
b) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkûmiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkralarının hak yoksunlukları ile ilgili kısımlarının "5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına" şeklinde değiştirilmesi, tekerrür uygulamasına ilişkin kısmındaki "2 yıl süreyle" ibaresinin ise hükümlerden çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy