MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Her ne kadar sanık ... yargılama aşamasında katılan sanık sıfatını almış ise de; müdafiinin temyiz dilekçesini sanık sıfatıyla verdiği ve temyiz itirazının sanığın mahkumiyetine yönelik olduğu karşı taraf aleyhine temyi itirazında bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
1) Sanıklar K...konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden verilen mahkumiyet hükümünün incelenmesinde;
CMK'nun 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar ... ve ...'in basit yaralama suçu yönünden verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değiştirilen 1412 sayılı CMUK'un 305/1.maddesine göre iki milyar liraya (iki bin TL) kadar olan mahkumiyet hükümleri kesin nitelikte olup, cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in temyiz isteminin istem gibi REDDİNE,
3) Sanıkların nitelikli yaralama suçu yönünden verilen mahkumiyet hükümünün incelenmesinde;
Mahkemece katılan ... hakkındaki 16/12/2008 ve 11/05/2010 tarihli raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yazılan yazıya Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünce verilen 16/08/2010 tarihli yazıda 11/05/2010 tarihli yazıdaki "vücutta
kemik kırığı olmadığı" şeklindeki ibarenin sehven yazıldığını, katılan ...'de saptanan "os nazal fraktür" ün hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmekle, tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamındaki sanık ...'ın adli sicil kaydına ve getirtilen ilama göre; mükerrir olan sanık hakkında TCK'nin 58. maddesinin uygulanmaması temyiz edenlerin sıfatına ve aleyhe temyiz olmadığına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar Hasan ve ... müdafiinin, sanıklar ... ve K...'in temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
4) Sanık ...'ın konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden verilen mahkumiyet hükümünün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Komşu olan tanıklar ....beyanlarında tarafların avluda değil yol üzerinde kavga ettiklerini belirttikleri, katılanın damadı olan tanık ..ve katılanın annesi olan tanık ...katılanlarla aynı yönde beyanda bulundukları, diğer tanıkların ise kavgayı görmedikleri, tarafların ise olayı farklı anlattıkları, katılanın evinin bahçesinin bir kısmının açıklık olması dikkate alınarak; tarafların beyanı ile sanıkların mesken sayılan yere girip girmedikleri araştırılarak hangi anlatımın üstün tutulduğu kararda gösterilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy