MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
A) Sanık hakkında müşteki ...'ya karşı hakaret ve mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.'nin 53/1. maddesinin kararda gösterilmemesi, TCK.nin 53/1. maddesinin uygulanması hapis cezasının kanuni sonucu olup, infaz aşamasında değerlendirmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bir kişi hakkında hükmolunan herbir cezanın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99.maddesi gereği diğerinden bağımsız olması ve ancak bir kişi hakkında kesinleşmiş birden fazla hüküm bulunması halinde infaz aşamasında cezaların toplanması kararı alınabileceği gözetilmeden henüz kesinleşmemiş hapis cezaları için toplama kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının cezaların toplanmasına ilişkin (IV-2) numaralı "İnfaz kanunu 99. maddesi uyarınca cezalarının dört sene dokuz ay onbeş gün hapis cezası olarak toplanmasına" şeklindeki paragrafın hükümden çıkarılması ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık hakkında müşteki ...'ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.'nin 53/1. maddesinin kararda gösterilmemesi, TCK.nin 53/1. maddesinin uygulanması hapis cezasının kanuni sonucu olup, infaz aşamasında değerlendirmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesi uygulanmasına karşın gerekçede sanığın eyleminin "TCK'nin 86/3-a" kapsamında kaldığının belirtilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,
2) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir cezanın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99.maddesi gereği diğerinden bağımsız olması ve ancak bir kişi hakkında kesinleşmiş birden fazla hüküm bulunması halinde infaz aşamasında cezaların toplanması kararı alınabileceği gözetilmeden henüz kesinleşmemiş hapis cezaları için toplama kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Kabule göre de;
a) Sanıkla mağdur arasında TCK'nin 86/3-a maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir akrabalık bağı bulunmadığının gözetilmemesi,
b) Sanığın suçu silahtan sayılan bir aletle işlediğine dair bilgi ve beyan olmadığı halde gerekçesi denetime imkan verecek şekilde açıklanmadan TCK'nin 86/3-e maddesi uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Sanık hakkında, silahla yaşamı tehlikeye sokan bir duruma neden olacak nitelikte kasten yaralama suçundan TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddelerinin uygulanmasıyla belirlenen cezanın TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca 1 kat arttırılarak hapis cezası 5 yılın altında ise TCK'nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkarılması gerekirken denetime imkan vermeyecek şekilde TCK'nin 87/3-e ve TCK'nin 87/1-d maddeleri uygulanarak temel cezanın doğrudan 5 yıl olarak belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca talebe uygun olarak BOZULMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy