Tebliğname No : 3 - 2014/145669
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2013/431 (E) ve 2014/57 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Tanık Engin'in sanık ile katılan arasındaki olay sabahı meydana gelen tartışma sırasında sonradan yanlarına gittiğinin kendi beyanı ile de sabit olması ve sanığın katılanın bacağından tüfekle yaralama eylemi sonucunda; katılanın bacağının kesilmesi nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesi ile birlikte katılanın hayati tehlike geçirmesi ve bacağında 6 dereceli kırığın meydana gelmesi karşısında sanığın TCK'nin 86/1. maddesine göre temel cezasının üst sınırdan belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında katılan ile çay molasına gidip gitmeme konusundaki küfürleşmeli tartışmanın ardından katılanın kendisinin duymadığını düşünerek “bu a..na koyduğumun çocuğunu işe kim aldı” demesi ile annesinin de aynı işyerinde çalışmasının verdiği öfke ile eve gidip tüfek aldığını belirtmesi karşısında bu husus tartışılmadan; haksız tahrik indiriminin uygulanabilmesi için haksız fiille gösterilen tepki arasındaki sürenin kısa olmasının zorunlu bir etken olmadığı, önemli olanın haksız olay ile sanıkta öfke veya şiddetli üzüntü meydana gelmesi ve suçun bunun etkisiyle işlendiğinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden; ilk tartışma olayının üzerinden fazla zaman da geçmediği halde, sanık hakkında “saat 10.0 sıralarında başlayan ilk olaydan yaklaşık 4 saat 25 dakika kadar sonra gelerek ateş edilmesi olayında katılanın hiçbir haksız tahriki olmadığı” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK'nin 29. maddesinin haksız tahrik hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi,
Sanığın TCK'nin 86/1, 86/3-e maddelerine göre belirlenen 4 yıl 6 ay hapis cezasının aynı yasanın 87/2-b maddesine göre 2 kat artırılması sırasında hesaplama hatası yapılarak 12 yıl 18 ay hapis cezası yerine 13 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek neticeden sanığın 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerekirken 11 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.