Tebliğname No: 3 - 2013/5114
MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 29/05/2012
NUMARASI: 2010/139 (E) ve 2012/764 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılanın aşamalarda alınan beyanında sağ gözünden yaralandığını açıkça beyan etmesine karşın Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalınca tanzim olunan 10.09.2009 tarihli raporda katılanın sol gözünde görme işlevinin sürekli olarak yitirildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişki bulunması karşısında katılanın tüm tıbbi tedavi evraklarıyla beraber İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevki sağlanarak katılanın görme işlevini yitirip yitirmediğinin, yitirmiş ise hangi gözde olduğunun tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumun değerledirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Kamu görevlisi olan ve 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f maddesince silahtan sayılan cop kullanmak suretiyle TCK'nin 86/3-d ve 86/3-e maddelerini ihlal ederek birden fazla nitelikli hal ihlali ile üzerine atılı suçu işleyen sanık hakkında TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı araştırılarak, sonuca göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesince haksız tahrikin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde tartışılmaması,
4) 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun TCK'nin 53/3. maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından infaz tarihine kadar geçerli olacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca CMUK'un 326/son maddesince sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak isteme aykırı BOZULMASINA,17.11.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Olay tarihinde müdahil G.. C..'ın gece 21.00 sularında arkadaşı tanık E.. E..'in evine ziyarete gittiği sırada kimliği bilinmeyen bir şahıs tarafından apartmanın içine alınmadığı, müdahilin alkollü olması nedeniyle binanın önündeki kalabalıkla arbede yaşadığı, apartmanda oturan tanık C.. B..'ın 155 polis imdat hattını araması üzerine tanık B.. K..'un anlatımına göre olay yerine gelen görevli iki polisten sanık C.. K..'un jopla kalabalığın içine dalarak aniden müdahilin önce sol kaş hizasından kafasına vurduğu ardından kafasını arkaya çevirmesi üzerine ikinci kez vurduğu, jop darbesinin gözüne geldiği ve sağ gözünün görme işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemenin kabulüne göre;
Suç tarihinde önleyici hizmetler büro amirliğinde görevli sanık polis memuru C.. K.., görev sınırlarının dışına çıkarak olay yerinde kendisine veya diğer görevli polis memuru arkadaşına hiçbir eylemde bulunmayan, direnmeyen, herhangi bir suç işlemeyen müdahile kamu görevlisi olarak sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanarak iki kez jopla vurarak sağ gözünün görme işlevinin yitirilmesine neden olmuştur.
Suç duyurusu üzerine olay yerine gelen sanık polis memurunun Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 2. maddesinin B fıkrası uyarınca öncelikle kamu düzeni ve kamu güvenliğini sağlamakla sorumlu olduğu ve bu görevini yerine getirirken atılı suçu işlediği sırada müdahilden sanığa yönelik haksız bir davranışın söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle ve yargılama ekonomisi düşünüldüğünde olayda TCK'nin 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükmünün tartışılması gerektiği yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
Full & Egal Universal Law Academy