Tebliğname No : 2014/215765 - Kanun Yararına Bozma
MAHKEMESİ : Salihli Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 21/03/2014- 2014/406 Değişik iş
SUÇ : Silahla yaralama ve ruhsatsız silah taşıma suçları
Silahla yaralama ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından sanık K.. E..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 29/1, 62/1 (2 kez), 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis, 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2010 tarihli ve 2008/653 Esas, 2010/85 sayılı Kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi sebebiyle 7 ay 15 gün hapis ve 10 ay hapis cezalarının aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 22/02/2014 tarihli ve aynı sayılı kararına sanık tarafından yapılan itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına dair Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2014 tarihli ve 2014/406 Değişik iş sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 02.06.2014 tarih ve 2014/11004 – 37887 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.06.2014 tarih ve 2014/215765 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, mercii Salihli Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın sabıka kaydında bulunan para cezasının yerine getirilmiş olunması sebebiyle silinme koşullarının oluştuğu ve sanığın daha lehine olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,
1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/7. maddesinde yer alan, “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki emredici hüküm karşısında, deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği,
2) Her ne kadar sanığın adli sicil kaydında gözüken önceki cezasının 40,00 Türk lirası adli para cezası olup, temyiz sınırı altında olması, infaz edilmesi sebebiyle adli sicil kaydından silinme şartlarının oluşması ve tekerrüre de esas alınamayacak olması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6-maddesinde belirtilen kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş objektif (nesnel) koşulunu sağlasa da, aynı maddenin 6/b maddesinde düzenlenen sanığın yeniden suç işleme eğilimi açısından subjektif (öznel) koşulun değerlendirilmesinin hükmü veren mahkemenin takdirinde olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, subjektif koşulun itiraz üzerine mercii tarafından denetlenemeyeceği, merciin sadece adli sicil kaydının silinme koşullarının oluştuğundan hareketle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm mahkemesini bağlayıcı, onun takdir hakkını kısıtlayıcı şekilde karar verilemeyeceği, gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2014 tarihli ve 2014/406 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 24.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.