Tebliğname No : 2014/215808 Kanun Yararına Bozma
MAHKEMESİ : Kumluca Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 04.04.2012 - 2010/663 esas, 2012/334 karar
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93. maddesine aykırılık suçu
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93. maddesine aykırılık suçundan sanık R.. T.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, bir kısmı orman sahası içinde kalan suça konu yapının tamamının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/1-4. maddesi gereğince müsaderesine ilişkin Kumluca Sulh Ceza Mahkemesinin 04/04/2012 tarihli ve 2010/663 esas, 2012/334 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 03.06.2014 tarih ve 2014/11158/38068 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2014 tarih ve 2014/215808 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığa ait pansiyonun 32 m21ik kısmının orman sahası içinde kaldığı, ancak bu kısmın pansiyondan ayrılması mümkün olmadığından pansiyonun tamamının müsadere edilmesine karar verildiği anlaşılmışsa da, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesinde yer alan "Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında 22/03/2002 tarihinde açılan kamu davasında alınan bilirkişi raporlarına göre pansiyonun orman sahası içinde kalmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, daha sonra Orman İşletme Müdürlüğünün temyizi üzerine eksik inceleme nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23/09/2010 tarihli ve 2010/7290-13904 sayılı kararı ile beraat kararının bozulmasına karar verildiği, Kumluca Sulh Ceza Mahkemesinin 04/04/2012 tarihli son kararı ile zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği cihetle, 32 m21ik kısmı orman sahası içinde kaldığı tespit edilen pansiyonun tamamının müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Kumluca Sulh Ceza Mahkemesinin 04.04.2012 tarihli ve 2010/663 esas, 2012/334 sayılı kararının
CMK'nin 309. maddesi 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, suça konu yapının teknik raporlara göre 32 m'lik kısmının orman sayılan alan içerisinde kaldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 54/1-4 maddesi uyarınca tamamının müsaderesine ilişkin kararın 2. maddesinin, "Suça konu yapının teknik raporlara göre orman sayılan alan içinde kalan 32 m2'lik kısmının 5237 sayılı TCK'nin 54. maddesi uyarınca müsaderesine" şeklinde değiştirilmesine; hükmün bu şekilde düzeltilmesine; infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.