(5237 S. K. m. 53, 62, 86)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Şikayetçi H. K. vekilinin, sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi Hakan Kara'nın beyanının tespit edildiği 08/12/2010 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olduğunu, davaya müdahil olmak istemediğini beyan etmesine göre, katılan sıfatı bulunmayan şikayetçi vekilinin 5271 sayılı CMK'nin 242/1 ve 260/1 maddeleri gereğince temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun REDDİNE,
2) Sanık İ. H. G. hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Sanığın suçunu inkar ettiğinden söz edilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCKnin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK'nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK'nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılabileceği gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 26.03.2015 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy