Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 29. maddeleri uyarınca 375 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair .... Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2013 tarihli ve 2010/676 esas, 2013/232 sayılı kararına karşı ... Bakanlığı'nın 14.08.2014 tarih ve 2014/15947 – 54179 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.09.2014 tarih ve 2014/300666 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Kayden 04/10/1991 doğumlu olup, suçun işlendiği 05/05/2009 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan aynı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
2) Suça sürüklenen çocuğun 05/01/2011 tarihli adli sicil kaydında yer alan... Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2005 tarihli, 2001/2 esas, 2001/57 sayılı ilamın adli sicil kaydından silinme koşulları araştırılmadan ve keza adli sicil kaydından silinme koşullarının oluşması halinde daha önce hükümlülüğü bulunmadığı kabul edilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hakkında karar verilmemesinde,
3) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61/9. maddesi gereğince, “Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz”, hükmüne göre, suç tarihinde aynı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca sanığa verilecek adli para cezasının alt sınırının 120 gün olması gerektiği halde, 20 gün adli para cezası tayin edilerek sanığa eksik ceza tayin edilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Tebliğnamede ileri sürülen 2 no'lu bozma nedeni yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100;10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere;
sanığın mağdura yönelik eylemi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu; bununla ilgili mağdur tarafından sarfedilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir çaba sarfedilmediği anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231.maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından... Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
...Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen 1 ve 3 no'lu bozma düşünceleri yerinde görüldüğünden;.... Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2013 tarihli ve 2010/676 esas, 2013/232 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi ( d ) bendi gereğince 3 no'lu bozma düşüncesi yönünden aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2.maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığından cezasında TCK'nin 29. Maddesi gereğince ¼ indirim yapılarak 90 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın yaşı suç tarihi itibariyle 15-18 yaş aralığında olduğundan 5237 sayılı TCK'nin 31/3.maddesi gereğince cezası takdiren 1/3 oranında indirilerek 60 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2.maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü takdiren 25 Türk Lirasından çevrilerek 1500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe bozma yasağı gereğince sanığa önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağı için neticeten sanığın 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy