Tebliğname No : 2014/367443- Kanun Yararına Bozma
MAHKEMESİ :Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :11/07/2013-2012/626E-K
SUÇ :Kasten yaralama
Kasten yaralama suçundan sanık R.. O..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/1. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2013 tarihli ve 2012/626 esas, 2013/551 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 04.11.2014 tarih ve 2014/19239 – 65675 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.11.2014 tarih ve 2014/367443 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Tüm dosya kapsamına göre tekerrüre esas alınan, Fatsa Sulh Ceza Mahkemesinin 28/01/2009 tarih 2008/392 esas, 2009/61 karar sayılı ilamı uyarınca hükümlü hakkında tehdit suçundan verilen 6 ay 7 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nin 50/1-d maddesi gereğince “6 ay süreyle alkollü içki servisi yapılan bar, restoran, pavyon, gazino gibi yerlere gitmekten yasaklanması” seçenek yaptırımına, hakaret suçundan dolayı verilen 3 ay 19 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 50/1-d maddesi gereğince “4 ay süreyle alkollü içki servisi yapılan bar, restoran, pavyon, gazino gibi yerlere gitmekten yasaklanması” seçenek yaptırımına çevrildiği, bu kapsamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/1 maddesinde belirtilen tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınacak mahkumiyetin hapis veya adli para cezası olmasının zorunlu olduğu, keza tekerrüre esas sürelerin hapis veya adli para cezasının kesinleşmesinden veya infazından itibaren başlayacağının da aynı maddede belirtildiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulmasında;
2) Sanığın 13/06/2013 tarihli oturumda hakkında beraati uygun görülmediği takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğinin anlaşılmış olmasına göre; bu konuda hukuki denetimi elverişli kılacak şekilde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Tebliğnamedeki 2 no'lu bozma düşüncesine yönelik yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanabilmesi için;
A) Suça ilişkin koşullar;
a) Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza ise iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır.
b) Suç, Anayasanın 174.maddesinde güvence altına alınan İnkılap Yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.
c) 01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise, suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.
B) Sanığa ilişkin koşullar;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
c) Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi,
d) Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması gerekmektedir.
Görüldüğü gibi suça ve sanığa ilişkin objektif koşulların mevcut olduğu durumlarda, hakim, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını değerlendirerek, bir daha suç işlemeyeceği kanaatine vardığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilecektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacak, bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere ilgili fıkrada yazılı denetimli serbestlik tedbirlerinden birine de karar verilebilecektir.
Yasal düzenleme gereğince, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması halinde artık hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verme imkanı bulunmamaktadır.
Somut olay incelendiğinde; tebliğnamenin 1 no'lu bozma düşüncesinde de belirtildiği gibi, tekerrüre esas olmasa da, sanığın Fatsa Sulh Ceza Mahkemesinin 28/01/2009 tarih 2008/392 esas, 2009/61 karar sayılı ilamı ile kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı, hükmün gerekçesinde de bu durumun belirtildiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının bu nedene dayanan kanun yararına bozma talebinin REDDİNE;
2) Tebliğnamedeki 1 no'lu bozma düşüncesine yönelik yapılan incelemede;
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2013 tarihli ve 2012/626 esas, 2013/55 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi ( d ) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık hakkında Mustafa Kemal Ergin'i yaralama suçundan kurulan hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin pararğrafın çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.
Full & Egal Universal Law Academy