Tebliğname No : 3 - 2013/190120
MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2013
NUMARASI : 2012/340 (E) ve 2013/104 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan Ali müdafiinin hükmü, "katılan" sıfatıyla, sanık Tuncay hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz ettiği, sanık Ali hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itirazının bulunmadığı 13.05.2013 tarihli dilekçesinden anlaşılmakla bu kapsamda sınırlı yapılan incelemede;
1)Sanık Tuncay'ın katılan Hüseyin'e karşı yaralama eylemi nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan itirazların incelenmesinde;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesinde “itiraz” olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 264/1. maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair hükmü nazara alındığında sanık müdafiinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek temyizen incelenmeyen dosyanın itiraz merciince incelenmesi için mahalli mahkemesine İADESİNE,
2)Katılan Ali müdafiinin sanık Tuncay hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan Ali vekilinin yüzüne karşı tehfim edilen hükmü, bir hafta içinde temyiz etmesi gerekirken 13.05.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği görülmekle 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesindeki yasal süreden sonra yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
3)Sanık Hüseyin'in katılan Tuncay'a karşı yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan Tuncay ve eşi tanık Emine'nin aşamalarda sanık Ali ve Hüseyin'in vurduklarını söyledikleri, sanığın ise kendisine satırla vuran katılana karşı tahta parçası ile vurduğu yönündeki ikrarı, tanıklar Birol ve Ali'nin ise sanık Hüseyin'in vurduğunu söylememeleri karşısında sanığın eyleminin haksız tahrik altında yaralama suçunu mu oluşturduğu yoksa eyleminin meşru müdafaa kapsamında mı kaldığı hususunda deliller tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.05.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy