(5237 S. K. m. 29, 86) (5271 S. K. m. 260) (1412 S. K. m. 317, 321) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Müşteki M. vekilinin, sanık H. İ. hakkında müşteki M.'ya karşı basit kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından, sanık K. hakkında müşteki M.'yı basit kasten yaralama suçundan, sanıklar C. ve Y. hakkında müşteki M.'yı tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müşteki M.'nın 19.12.2012 tarihli celsede, sanıklardan şikayetçi olduğu ancak davaya katılmayacağını beyan ettiği anlaşılmakla, katılan sıfatı alamayacak olan müştekinin 5271 sayılı CMK'nin 260. maddesi uyarınca kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından müşteki vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanık M. hakkında, mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3) Sanık M. hakkında, müşteki H. İ.'i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Galericilik yapan sanık ve kardeşi F.'nın müşteki H. İ.'e sattıkları otomobil üzerindeki rehnin kaldırılması için yapılan noter masrafının müşteki tarafından ödendiği, bilahare müşteki ile sanığın kardeşi F. arasında bu masrafı kimin ödeyeceği hususunda ihtilaf çıktığı, olay tarihinde müşteki ve oğlu K.'in sanık ve kardeşinin işyerine geldiği, çıkan tartışmada müştekinin sanık tarafından yaralandığı anlaşılmasına göre, sanığın müştekinin işyerlerine girdiğinde kendilerine hakaret ettiğini ve kendisine yumruk salladığını, müştekinin oğlu K.'in de montunu yırtması üzerine eylemini gerçekleştirdiğini savunması karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUKun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.11.2015 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy