MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyete, beraate dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... hakkında katılan ... ve müşteki ...'ı kasten yaralamaya azmettirme ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında müşteki ...'ı kasten yaralama suçundan açılan kamu davaları ile ilgili olarak zamanaşımı süresince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1) ... vekilinin, katılan vekili sıfatıyla yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde;
...'e yönelik herhangi bir suçtan açılan kamu davası ya da kurulan bir hüküm bulunmadığı, açılan kamu davaları yönünden de ...'in suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, ...'in açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz hakkı bulunmadığından ... vekilinin katılan vekili sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Mağdur ... vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'e karşı konut dokunulmazlığını bozma suçundan, sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı konut dokunulmazlığını bozma, hakaret, tehdit ve basit kasten yaralama suçuna azmettirme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekili sıfatıyla yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdur ...'in 16.02.2011 tarihli celsede, kimseden şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini bildirmesi karşısında, katılan sıfatı alamayacak olan mağdurun temyiz hakkı bulunmadığından mağdur ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Sanık ... hakkında müşteki Susan Abul'u basit kasten yaralama suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'i ve katılan ...'ı basit kasten yaralama suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...'ü basit kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tayin olunan cezaların, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, katılan-sanık ... müdafiinin, katılan-sanıklar ..., Özdemir ve Atilla müdafiinin, katılan ... vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
4) Sanık ... hakkında katılan ...'ü silahla tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
5) a) Sanık ... hakkında mağdur ...'i ve katılan ...'ı basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, sanık ... hakkında mağdur ... ve katılan ...'ı basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini sanık aleyhine temyiz ettiği, yine katılan ... vekilinin aleyhe temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hakkında hükmolunan adli para cezaları, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca miktar itibariyle kesinlik sınırı içinde kalmakta ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 tarih ve 2009/5-173 esas-2009/209 karar sayılı, 21.12.2010 tarih ve 2010/10-230 esas-2010/264 karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, mahkemece suç niteliği doğru olarak belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği, somut olayda ise doğru uygulama yapılmış olsa idi, tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında mağdur ve katılana yönelik basit kasten yaralama eylemlerinden dolayı, 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekeceğinden ve bu hükümler de temyize tabi olacağından tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a1) Tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası yerine adli para cezası tercih edilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesine aykırı davranılması,
a2) 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken, indirim oranının karşı taraftan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği dikkate alınarak dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerekirken, adalet duygularını zedeleyecek şekilde haksız tahrik indiriminin en üst orandan yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
b) Katılan ... vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'ü basit kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini suç vasfına yönelik temyiz etmesi nedeniyle anılan hükümlerin temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
b1) Sanık ... hakkında, katılan ...'ü basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
aa) Sanık ...'nin atılı suçu kabul etmemesine, katılanın kovuşturma aşamasındaki "...... bana vurmadı..." şeklindeki anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'nin üzerine atılı suç sabit olmadığı halde yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
bb) Kabule göre de;
bbI) Katılan hakkında Ardahan Devlet Hastanesi göğüs cerrahisi uzmanı tarafından düzenlenen 31.08.2010 tarihli konsültasyon raporunda ve yine aynı uzman tarafından düzenlenen 23.11.2010 tarihli raporlarda, sol 9. kotta fraktür (kırık) olduğunun bildirilmesi karşısında, katılanın mevcut raporları ile tıbbi evrakının Adli Tıp Kurumuna gönderilip, katılanın vücudundaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisini gösterecek şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın
hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile sanığın katılana yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 86/2 ve 86/3-e maddeleri kapsamında değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
bb2) 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken, indirim oranının karşı taraftan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği dikkate alınarak dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerekirken, adalet duygularını zedeleyecek şekilde haksız tahrik indiriminin en üst orandan yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
b2) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'ü basit kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
aa) Katılan hakkında Ardahan Devlet Hastanesi göğüs cerrahisi uzmanı tarafından düzenlenen 31.08.2010 tarihli konsültasyon raporunda ve yine aynı uzman tarafından düzenlenen 23.11.2010 tarihli raporlarda, sol 9. kotta fraktür (kırık) olduğunun bildirilmesi karşısında, katılanın mevcut raporları ile tıbbi evrakının Adli Tıp Kurumuna gönderilip, katılanın vücudundaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisini gösterecek şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile sanıkların katılana yönelik eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nin 86/2 ve 86/3-e maddeleri kapsamında değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
bb) Kabule göre de, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken, indirim oranının karşı taraftan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği dikkate alınarak dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerekirken, adalet duygularını zedeleyecek şekilde haksız tahrik indiriminin en üst orandan yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
c) Sanık ... hakkında katılan ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
c1) Sanığın atılı suçu kabul etmemesi, katılan ... ve kardeşlerinin çobanlığını yapan olay tanığı diğer mağdur-sanık ...'in kovuşturma aşamasındaki ifadesinde sanık ...'ı olay yerinde görmediğini beyan etmesi, yine ...'in oğlu diğer sanık ... ile tanık ...'ın sanık ...'ın olay yerinde olduğuna dair bir beyanlarının bulunmaması karşısında, tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suç sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c2) Kabule göre de;
aa) 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken, indirim oranının karşı taraftan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği dikkate alınarak dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerekirken,
adalet duygularını zedeleyecek şekilde haksız tahrik indiriminin en üst orandan yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
bb) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
d1) 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken, indirim oranının fiilin işleniş biçimine, sanıkların hal ve davranışlarına, karşı taraftan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriğine ve tüm dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, adalet duygularını zedeleyecek şekilde haksız tahrik indiriminin en üst orandan yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
d2) Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d3) Cezası ertelenen sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 51/3. maddesi gereğince belirlenecek denetim süresinin mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Mecit ve Özdemir müdafiinin, sanıklar Yadigar, Enver ve Alkan müdafiinin, katılan-sanıklar ... ve Atilla müdafiinin, katılan ... vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 14.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.