Tebliğname No : 3 - 2013/146441
MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2013
NUMARASI : 2012/589 (E) ve 2013/221 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki sanıklar Sedat ile İbrahim, sanık Kadir hakkındaki şikayetlerinin devam ettiğini, barışmak istemidiklerini belirtmelerine rağmen mahkemece CMK'nin 238/2. maddesine aykırı olarak davaya katılmak isteyip istemediklerinin sorulmadığı anlaşılmış ise de, müşteki sanıklar Sedat ile İbrahim vekilinin temyiz dilekçesini müşteki sanıklar vekili olarak verdiği görülmekle, temyiz yolu incelemesinde müşteki sanıklar Sedat ile İbrahim'in CMK'nin 237/2. maddesi hükmü uyarınca katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; tebliğnamede müşteki sanıklar İbrahim ve Sedat vekilinin sanık Kadir hakkındaki hakaret ile yaralama suçlarından verilen hükümleri temyiz etmeye yetkisinin bulunmadığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir;
1) Sanık S.. B.. hakkında katılan Güler'i yaralama suçundan verilen beraat kararının incelenmesinde;
Katılan sanıklar İbrahim ve Sedat vekilinin, dosyada katılan Güler'in vekili olduğuna ilişkin vekaletnamesinin olmaması, CMK’nin 237. maddesine göre sanık Seniha bakımından katılan sıfatını kazanmamış olması ayrıca katılan Güler'in de hükmü temyiz eden Av. A.. K..'nın müdafiliğini kabul ettiğine ilişkin dosyaya yansıyan bir irade beyanı olmaması nedeniyle katılanlar İbrahim ve Sedat vekilinin sanık Seniha hakkındaki hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmadığından, CMUK’un 317. maddesi uyarınca, temyiz talebinin istem gibi REDDİNE,
2) Sanık Kadir hakkında hakaret ve yaralama suçlarından verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar İbrahim ve Sedat vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3) Sanık Hasan hakkında yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde;
Mahkemece takdir yetkisi kullanılarak, "yeniden suç işlemeyeceğine kanaat gelmemesi" denilerek sanık hakkında TCK'nin 51. ve CMK'nin 231. maddeleri hükümlerinin uygulanmaması hukuka uygun görülmekle, tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
a) Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 02.12.2011 tarihli ve 9004 sayılı katılana adli raporunda, katılana ait ön-arka grafisinin bulunduğu, burun kemiğinin daha net değerlendirilebileceği yan nazal grafisinin olmadığı bildirildiğinden, katılanın yan nazal grafisi aldırılarak, buna göre yeniden adli rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
b) Kavganın başlangıcına ilişkin tarafların farklı beyanda bulundukları, taraflar haricinde olayı gören tanık bulunmadığı, sanığın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşıldığı halde dosyaya uyan yeterli gerekçe gösterilmeden, sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmaması,
c) Hapis cezası ile mahkumiyet hükmünün sonucu olarak 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy