MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarih ve 2006/4-227 esas, 2006/228 karar sayılı ictihadında da belirtildiği üzere, esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hatalarının "maddi yanılgı" veya "yazım hatası" olarak değerlendirilebileceği ve bu yanılgıların herhangi bir yöntem ve zaman sınırlamasına bağlı olmadan, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir kanun yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebileceği, yargılama araçlarının belirli biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hatalarının ise hukuki yanılgı olup, hukuki yanılgıların ancak başka bir mercii tarafından ve kanun yolu başvurusu ile düzeltilebileceği, somut olayda mahkemece 07.11.2013 tarihli kısa kararda 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarına tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında artırılmasına karar verildiği ve 1 yıl 14 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken hesap hatası yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunduğu, 5237 sayılı TCK'nin 31/2. maddesi ile 29. maddesinin uygulama sırasının karıştırıldığı, 5237 sayılı TCK'nin 31/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken artırım yapıldığı ve sonuç olarak 5 ay 9 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken 1 yıl 2 ay 5 gün hapis cezasına hükmolunduğu, hükmolunan sonuç cezanın süresi itibariyle 50/3. maddesinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki cezanın 5237 sayılı TCK'nin 50/1. maddesindeki adli para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesine yer olmadığına karar verildiği, bilahare suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi üzerine mahkemenin kısa kararda yaptığı hataların farkına vardığı ve maddi hata olarak hesap hatası yapılmak suretiyle ceza süresininin yanlış olarak belirlendiği gerekçesiyle 06.12.2013 tarihli tavzih kararı ile hükmü düzeltmeye çalıştığı anlaşılmış ise de, mahkemece 07.11.2013 tarihli kısa kararda yukarıda ayrıntıları belirtilen hataların yapıldığı, bu hatalar “maddi yanılgı” ya da “yazım hatası” olarak değerlendirilip tavzih yoluyla düzeltilemeyeceğinden, 06.12.2013 tarihli tavzih kararının yok hükmünde olduğu ve hukuki değerinin bulunmadığı kabul edilerek 07.11.2013 tarihli hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur ... hakkında, ... Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 13.12.2011 tarihli raporda, mevcut bulgular eşliğinde mağdurun yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmamasından dolayı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu bildirilmiş ise de, mağdurun ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen 11.08.2011 tarihli anamnez formunda, sol koltuk altında yaklaşık 1-2 cm uzunlukta ve 3-4 cm derinlikte kesi, sol lomber bölgede 1-2 cm uzunlukta ve 5-6 cm derinlikte kesi, sağ kalçada 1-2 cm ve 3-4 cm derinlikte kesi, sol kolda ve sol göğüs üstünde yaklaşık 1-2 cm uzunluğunda ve 0,5-1 cm derinliğinde kesi olduğunun kayıtlı olduğu, adli tıp kriterleri gözetildiğinde müştekide tespit edilen yaralanma bulgularına göre 13.12.2011 tarihli raporun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı, bu nedenle mağdurun mevcut raporlarının ve tıbbi evrakının Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl 5 ay hapis cezası, 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında artırıldığında 1 yıl 14 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken hesap hatası yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunması, 5237 sayılı TCK'nin 31/2. maddesi ile 29. maddesinin uygulama sırasının karıştırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 31/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken artırım yapılması suretiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında neticeten 5237 sayılı TCK'nin 50/3. maddesi uyarınca TCK'nin 50/1. maddesindeki adli para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğu bulunan 5 ay 9 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken 1 yıl 2 ay 5 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy