Tebliğname No : 4 - 2014/204460
MAHKEMESİ : Yalova 1.Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2014
NUMARASI : 2012/222 (E) ve 2014/213 (K)
S
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Katılan sanık F.. Ö..'ün 5.5.2014 tarihli temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Sanığın 14.4.2014 tarihinde müdafiisi huzurunda tefhim edilen hükme karşı, yasal temyiz süresi geçirildikten sonra katılan sanık sıfatıyla 5.05.2014 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, temyiz talebinin 1412 sayılı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanık S.. U.. hakkında katılan H.. Ö..' ü; sanık F.. Ö.. hakkında katılan Ş.. B..'yı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. Maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanık Faruk müdafii ve sanık S.. U..' un temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3) Sanık F.. Ö.. hakkında katılan M.. Ö..'ü kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
F.. Ö.. müdafiinin 16.4.2014 tarihli süre tutum dilekçesinde sanık müdafii sıfatıyla temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz incelemesi sanık Faruk hakkında kurulan hükümlere hasren yapılmıştır.
a) Katılan hakkında Yalova Devlet Hastanesince 5.9.2011 ve 6.9.2011 tarihlerinde iki ayrı rapor tanzim edildiği, KBB açısından yapılan 5.9.2011 tarihli raporda katılanın hangi kemiğinde kırık olduğu belirtilmeksizin yaralanmasının vücutta hafif derecede kemik kırığına olduğunun yazılı olduğu, 6.9.2011 tarihli ikinci raporda ise genel cerrahi açısından yaralanmanın basit tıbbi müdahele ile
iyileşebilir nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; tam tedavi belgeleri celb edilerek raporlar arasında çelişki bulunması ve ilk raporda da hangi kemikte kırık olduğunun yazılmamış olması karşısında, katılanın yeniden kati raporunun aldırılması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif derece olduğunun belirtilmesine göre, 5237 sayılı TCK'nin 87/3 maddesi gereğince yapılan artırımın kırık veya çıkığın hayati fonksiyonlara etkisine göre 1/12'den 6/12'ye kadar artırılabileceği gözetilmeden, TCK 87/3. maddesinde belirtilen artırım oranının yazılı şekilde 1/4 olarak uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık F.. Ö.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy