MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Katılan sanık ... ve ... müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelemesinde;
Katılan sanıklar müdafinin 21.11.2013 tarihinde huzurda tefhim edilen hükme karşı, CMUK'un 310. Maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 20.01.2014 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, temyiz talebinin CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ...'yu yaralama suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz isteminin incelemesinde;
Hükmün tarihi, tayin olunan cezanın miktar ve nevi dikkate alındığında 14.04.2011 tarih 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanıkların temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ...'yu yaralama suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz isteminin incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
4) Sanık ... hakkında ..., ... ve ...'ı yaralama suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz istemlerinin incelemesinde;
Müştekiler ... ve ...'un kovuşturma aşamasında 11.12.2012 tarihli celsede davaya katılmak istemediklerine dair beyanında bulunmuş olmalarına göre müşteki sıfatı ile kararı temyiz yetkileri olmadığı belirlenerek bu sanıkların karara karşı yaptıkları temyiz taleplerinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ...'ın 11.06.2013 tarihli celsede davaya katılmasına karar verildiğinden bu sanığın temyiz istemi bakımından yapılan incelemede;
TCK'nin 25/1. maddesi gereğince, meşru savunma halinde CMK'nin 223/2-d maddesi gereğince "Beraatine" karar verilmesi gerekirken "Ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş, olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasındaki "CMK'nin 223/3-b maddesi gereğince sanık hakkında ceza tayinine yer olmadığına" ibaresinin çıkarılark yerine "5271 sayılı CMK'nin 223/2-d maddesi gereğince beraatine" ibaresinin yazılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy