MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
... ve ... müdafiinin temyiz talebinin sanık sıfatıyla hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
..., ... ve ... müdafiinin 02.10.2013 tarihinde yüzüne tefhim edilen hükme karşı 03.10.2013 tarihli süre tutum dilekçesini sadece “sanık müdafii” sıfatıyla verildiği, 08.11.2013 tarihinde “katılan” sıfatıyla verdiği temyiz dilekçesinin CMUK'un 310. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiği anlaşılmakla, “katılan vekili” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz talebinin CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
1) Sanık ... hakkında, ... ve ...'ye karşı kasten yaralama suçundan, sanık ... hakkında ..., ... ve ...'ye karşı kasten yaralama suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında ...'e karşı kasten yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hükümlerinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesine göre yapılan itiraz üzerine, merciince itirazın reddine karar verilmek suretiyle kesinleşen hükümle ilgili olarak temyiz incelemesi yapılması mümkün bulunmadığından, dosya hakkında karar vermeye yer olmadığına, incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre; 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile yapılan değişiklik ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek geçici 2. maddesi ile “..hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 TL. (dahil) ve altındaki adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesindir." hükmü gereğince, sanığa verilen cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve CMUK'un 317. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Sanık ... hakkında ...'e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
4) Sanık ... hakkında ...'ye karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Mağduru hayati tehlike geçirecek ve yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralayan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla nitelikli hal bulunması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği halde alt sınırdan ceza verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy