MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve mağdurlar ..., ... ve ...'a karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanması isabetli olduğundan, sanık hakkında TCK'nin 50. ve 51. maddelerinin tartışılmaması nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezalarının kanuni sonucu olup Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdur ...'ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanması isabetli olduğundan, sanık hakkında TCK'nin 50. ve 51. maddelerinin tartışılmaması nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mağdur hakkında...Hastanesi tarafından düzenlenen olay tarihli raporda, söz konusu raporun geçici olduğu belirtildiği halde, mağdurun yaralanmasına ilişkin kesin raporun aldırılmadığı anlaşılmakla; mağdurun geçici raporu ve yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakları en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilmek suretiyle rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında istikrarlı şekilde, olay günü tartışma sırasında, mağdurun sinkaflı şekilde küfür ettiğini ve kendisine bıçak çektiğini iddia etmesi, mağdurun da olay günü üzerinde bıçak olduğunu kabul etmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
c) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûm edilen sanığın, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-