Kasten yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e-son ve 87/3. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2012 tarihli ve 2011/601 esas, 2012/1083 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesi gereğince hapis cezasının infazının 180 gün süreyle ertelenmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09/03/2015 tarihli ve 2015/1070 ilamat sayılı kararına yönelik itirazın usulen reddine dair ... İnfaz Hâkimliğinin 16/03/2015 tarihli ve 2015/455 esas, 2015/468 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, hükümlünün cezasının infazına 180 gün ara verilmesine ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2015 tarihli ve 2015/346 değişik iş sayılı kararına karşı... Bakanlığı'nın 29.06.2015 tarih ve 2015/13161 - 42768 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.03.2016 tarih ve 2015/246092 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi" başlıklı 17. maddesinde kesinleşmiş mahkûmiyet cezalarının hangi şartlarda ertelenebileceği hüküm altına alınmış olup, erteleme veya infaza ara verme konusunda karar verme yönünden infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına tamamen takdir hakkı verildiği, infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığının hükümlünün infazın ertelenmesi yönündeki istemini olumlu veya olumsuz şekilde karara bağlamış ise bu karara karşı yasa yolu öngörülmediğinden, İnfaz hakimliğinin itirazın usulen reddi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı,
2) 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 6/3. maddesinde yer alan, "İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir." şeklindeki düzenlemenin, itirazı inceleyen ağır ceza mahkemesi içinde geçerli olduğu, itiraz kabul edilse dahi itiraz konusu hakkında bir karar verilemeyeceği, idarenin yerine geçerek mahkemece bir karar verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, talebin niteliğine göre, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Yasasının 14. maddesi ve 26.02.2016 tarihli resmi gazetede yayınlanarak 01.03.2016 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 12.02.2016 gün ve 1 sayılı kararının “Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümüne İlişkin Ortak Hükümler" kısmı uyarınca işin incelenmesi Yüksek Yargıtay 1. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın incelenmek üzere ilgili daireye GÖNDERİLMESİNE, 13.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy