MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
Sanığın yüzüne karşı tefhim edilen kısa kararda kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı olarak "tebliğ tarihinden itibaren" denilmek suretiyle yanılgıya yol açıldığı ve 5271 sayılı CMK'nin 34/2. maddesine aykırı davranılması nedeniyle, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İkinci kez mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, hükümde sanığa verilen cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle TCK’nin 58/6-7. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (6.) paragrafının sonundaki "denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy