MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebine binaen yapılan incelemede:
Katılan ...'ın sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan açılan kamu davalarında, doğrudan doğruya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşıldığından, bu suça yönelik kamu davasında katılan sıfatının bulunmaması nedeniyle katılan vekilinin temyiz talebinin, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık ... hakkındaki hükümler yönünden yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında diğer sanıklar ... ve ...'i, katılanı silahlı tehdit, yaralama, katılana karşı mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçlarına azmettirdiği iddiasıyla kamu davasının açılmasına rağmen, hükümde sadece silahla yaralama, mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçlarına azmettirme suçlarından hüküm kurulduğu; silahlı tehdit suçuna azmettirme suçu ile ilgili bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu suç yönünden açılan kamu davası yönünden zamanaşımı süresince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkındaki hükümler yönünden yapılan incelemede;
6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan ve silahla tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde, Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme kısmen uygun olarak ONANMASINA,
4)Sanık ... hakkındaki hükümler yönünden yapılan incelemede.
a)Silahlı tehdit, 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm, mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında, silahla tehdit etmek suretiyle, katılandan zorla fatura tanzim ettirip, alındığına dair yeterli delil olmadığına, sanığın eyleminin silahlı tehdit olduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve E.2014/140 -K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme kısmen uygun olarak ONANMASINA,
b)Kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
b-1)İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'nun 30/01/2008 tarihli ek raporunda kişinin ortopedi muayenesinde sağ alt ekstremitede sola göre 2 cm'lik kısalık olduğu, sağ dizde hiperfleksiyonun minimal kısıtlı olup yürüyüşte sola minimal trendelenburg topallanması, çömelmede sağda zorluk saptandığı, radyolojik olarak 2 cm kısalık ile tam kaynadığı, organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı belirtilmiş iken; ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 25/07/2007 tarihli adli raporda ise kişideki yaralanmanın, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun belirtilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b-2) Kabule göre de;
aa) 5237 Sayılı TCK'nin 87/3.maddesinin, 19/12/2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4.maddesi ile değiştirildiği nazara alınarak, yasa değişikliğinden önceki ve sonraki yasal düzenlemelerin eyleme uygulanıp, elde edilecek sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde doğrudan, değişiklikten sonraki yasa maddeleri uygulaması,
bb)Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve E.2014/140 -K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.