Tebliğname No: KYB - 2015/243737
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk M.. M.. ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2,3-a, 31/3, 86/2,3-a, 35 ve 31/3. maddeleri uyarınca 4 ay ve 1 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 50/1-f maddesi gereğince hükmedilen hapis cezalarının tedbire çevrilmesine ve çocuğun kamuda temizlik ile ilgili bir iş kolunda 2 ay ve 15 gün süre ile çalıştırılmasına dair Samsun Çocuk Mahkemesinin 15/12/2009 tarihli ve 2009/286 esas, 2009/858 sayılı kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11/04/2013 tarihli ve 2012/35416 esas, 2013/15329 sayılı kararı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmesini müteakip infazı sırasında, suça sürüklenen çocuğun denetimli serbestlik hükmünün gereğini yerine getirmediğinden bahisle, hükmedilen 4 ay hapis ve 1 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince 2 ay hapis ve 15 gün hapis cezası olarak infazına ilişkin Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 01/04/2014 tarihli ve 2013/810 esas, 2014/299 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/02/2015 tarihli ve 2015/175 müt. sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 29.06.2015 tarih ve 2015/13142–42749 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.07.2015 tarih ve 2015/243737 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesine göre“... fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış ... bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4 maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” biçimindeki emredici düzenlemeler ve 5237 sayılı Kanun'un 50/6-7 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kısa süreli hapis cezasının infazının mümkün olmadığı, seçenek tedbirin değiştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce CGK'nin 12.02.2014 tarih, 2013/789 Esas ve 2014/56 sayılı kararı gözetilerek yerinde görüldüğünden; Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/02/2015 tarihli ve 2015/175 müt. sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy