MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Görgü tanığı bulunmayan yargılama konusu olayda, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmemesi, müştekinin olaydan 21 gün sonra şikayetçi olması ve hakkında düzenlenen adli doktor raporunda da sol hemitoraksta palpasyonla hassasiyet dışında harici lezyona rastlanmadığının belirtilmesi karşısında, müştekinin yeniden duruşmaya davet edilerek nerede, nasıl yaralandığı, olayı gören tanık bulunup bulunmadığı hususlarının sorulmasından sonra oluşacak delil durumuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla eksik kovuşturmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; sanık ile mağdur arasında anlaşmazlıklar bulunması karşısında, ilk haksız hareketin hangi tarafın eylemi ile başladığının üzerinde durularak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.