MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, mahkemenin eylemi "kasten yaralama" olarak kabulü, gerekçesi ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Haksız tahrik nedeniyle, (1/4)’ten (3/4)'e kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanması sırasında, mağdurdan sanığın öz kardeşi ile kendisine yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut ile sürekliliği dikkate alınarak, TCK'nin 3. maddesi gereği makul oranda bir indirim yapılması yerine, yazılı biçimde (1/4) oranında indirim yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.