MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suç tarihi itibariyle tekerrüre esas sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın savunmasında olay günü karşılaştığı katılanın kendisine küfrettiğini beyan etmesi ve katılan hakkında sanığa yönelik hakaret iddiasından soruşturma aşamasında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi karşısında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilip edilemeyeceği araştırılarak sonucuna göre Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı uyarınca sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29/1. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3) Suç tarihinin 22.09.2013 olmasına karşın gerekçeli kararda 24.09.2013 olarak yazılması,
4) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki 1., 2., ve 4. fıkralarındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi karşısında TCK'nin 53. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2016 oybirliği ile karar verildi.