MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık müdafiinin aleyhe temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın 18.12.2013 tarihli duruşmada davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, katılan sıfatı bulunmayan sanık müdafiinin 5271 sayılı CMK'nin 242/1. ve 260/1. maddeleri gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanığın savunmasında üzerine atılı suçla ilgili olarak tevilli ikrar içeren anlatımda bulunması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinin uygulanması için maddede aranan şartlar yönünden değerlendirilme yapılması gerekirken, sanığın inkara yönelen savunması şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.