MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ile olay tanığı diğer sanık ... arasında husumet bulunduğu, ...'ın olay tarihinde sevk ve idaresindeki otomobil ile yanında tanık ... olduğu halde seyir halinde iken sanığın evinin yakınındaki sokak üzerinden geçerken, sanığın aralarındaki husumetin de etkisiyle ...'ın kullandığı otomobilin arkasından ele geçirilemeyen bir silah ile birkaç el ateş ettiği, sanığın ateşlediği silahtan çıkan mermilerden ikisinin o an için kaldırımda yürüyen müşteki Savaş'a isabet ederek yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, sanığın müştekiye yönelik eyleminde olası kast koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.