MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Oluşa ve tüm dosya kapsamına, olay günü sanık ve mağdurun ileleri arasında çıkan kavga sonrasında gerçekleşen olayda, sanığın savunmasında aileler arasındaki kavgayı mağdurun kendisini arayıp söylemesi ve kendisini telefonda tehdit edip hakaret etmesi üzerine öğrendiği, mağdurun belinden silah çıkarttığını ve yolunu kesmeye çalıştığını savunması, savunmanın aksine delil bulunmayan tanık ...'ın aşamalarındaki beyanlarında mağdurun yol kenarında iken elini beline attığını gördüğünü ve bunun üzerine araçta çocuğu ile eğildiklerini beyan etmesi karşısında, sanığa ait telefon kayıtlarının getirtilerek sanık hakkında TCK'nin 25 ve 27 maddelerinde düzenlenen meşru müdafaa ve sınırın aşılması ile TCK'nin 29 maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kemik kırığına neden olan yaralanma eylemlerinde; TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, TCK'nin 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın (1/12) sinden (1/2) sine kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, katılanda meydana gelen burun kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif ( 1. derece ) olmasına rağmen temel ceza üzerinde TCK'nin 87/3 maddesine göre TCK'nin 3 maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereği kırığın derecesine göre artıtım yapılması gerektiği halde (1/3) oranında artırım yapılarak sanığa fazla ceza tayini,
3) Sanık hakkında TCK'nin 86/1 maddesine göre belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nin 86/3-e maddesine göre 1/2 oranında artırılması sırasında hesaplama hatası yapılarak 1 yıl 15 hapis cezası yerine 2 yıl 3 ay hapis cezasına, TCK'nin 87/3 maddesine göre 1/3 oranında artırım yapılırken 1 yıl 24 ay yerine 3 yıl hapis cezasına hükmedilerek TCK'nin 62 maddesinin uygulanması ile sonuç hapis cezasının 1 yıl 18 ay cezası yerine 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak tespiti,
4) 5237 sayılı Yasanın 53 maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıvermeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. madesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53 maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi ile yürülükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321 maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/04/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.