MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
Yaşı küçük mağdurun yasal temsilcisi olan müştekinin 12.02.2013 tarihli celsede şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle mağdur ve vekilinin taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
Suçun olası kastla işlendiğinin kabulü halinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde belirtilen haksız tahrik hükmünün uygulanma yeri bulunmadığı gözetilmeksizin haksız tahrik nedeniyle cezada indirim yapılması ve sanık hakkında mağdura karşı yaralama suçunu silahtan sayılan cam parçası ile işlemesine karşın 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 14/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.