MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren suçtan yargılanan sanığın savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeden, hakkında yakalama kararı çıkartılarak yakalandığı yer mahkemesi aracılığıyla elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
2) Sanığın eylemi ile müştekinin hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 87. maddesindeki nitelikli hallerden birden fazlasının ihlal edilmesi nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Sanığın savunmasında depozite meselesinden dolayı tartıştığı müştekinin depoziteyi iade etmeyip ayrıca kendisine küfürlü konuştuğunu belirtmesi karşısında, kavganın çıkış sebebi ve sanığın savunmasının doğruluğu araştırılarak, sonucuna göre haksız tahrik hükümlerini düzenleyen TCK'nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
4) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy