MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdura ait ...Devlet Hastanesinin 06/02/2013 tarihli raporunda mağdurun hayati tehlike geçirdiği belirtilmekle; mağdurun vücudunun nerelerinde yaralanma oluştuğu, ne ile oluşturulduğu, kaç adet olduğu ve bunların hangisinin ya da hangilerinin yaşamı tehlikeye sokacak ve basit tıbbi tedavi ile giderilecek nitelikte olup olmadığı rapor içeriğinden açık ve net bir şekilde anlaşılamadığından mağdura ait tüm tedavi evraklarının ve raporlarının temin edilerek en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden bu hususlara ilişkin rapor alınarak suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Suça sürüklenen çocuklar 18 yaşını ikmal ettiği halde, kısa kararın tefhim edildiği 15.01.2015 tarihli duruşmanın kapalı yapıldığı belirtilerek 5271 sayılı CMK'nin 182/1. maddesine muhalefet edilmesi ve 15.01.2015 tarihli duruşmanın kapalı yapıldığı belirtildiği halde, açık yargılamaya son verildiği belirtilmek ve hüküm kısmında kararın açıkça okunup usulen anlatıldığı belirtilmek suretiyle çelişkiye neden olacak şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3) Oluşa, mağdurun beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre, mağdurun daha önceden tanımadığı suça sürüklenen çocukları mahallede gürültü yapmamaları konusunda uyarması üzerine gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocukların olaydan sonra ele geçirilemeyen silahtan sayılan bıçaklar ile mağdurun üzerine yürüdükleri, suça sürüklenen çocuk ...'ın bıçak ile mağduru karın bölgesinden yaraladığı, suça sürüklenen çocuk ...'un ise suçun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında suça sürüklenen çocuk ...'a yardımda bulunarak eylemin icrasını kolaylaştırması karşısında, suça sürüklenen çocuk ... hakkında TCK'nin 39/2-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
4) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddelerinde TCK'nin 87/1-d-son maddesi gösterilmediği halde, suça sürüklenen çocuğa anılan yasa maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ve iddianamede sevk maddeleri arasında gösterilen TCK'nin 35. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
5) Suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 4 ay hapis cezasından TCK'nin 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası yerine 2 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında eksik ceza tayini,
6) Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin son celsede lehe olan hükümlerin uygulanmasını istediği, 5237 sayılı TCK'nin 51/1. fıkrası 2. bendi gereğince ertelemenin üst sınırının küçüklerde 3 yıl olduğu ve suça sürüklenen çocukların ertelemeye engel sabıkasının bulunmadığı dikkate alınarak, TCK'nin 51/1. maddesinde öngörülen diğer şartların da denetime imkan verecek şekilde tartışılarak erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, "hükmolunan hapis cezasının iki yılın üzerinde olması'' biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle TCK'nin 51. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocukların ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy