MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Adli tıp kriterlerine göre yüzde sabit ize neden olan yaralamaya ilişkin muayenenin olay tarihinden 6 ay geçtikten sonra yapılması gerektiği, olay günü alınan 21/08/2011 tarihli adli raporun hükme esas olamayacağı, yabancı uyruklu olan müştekinin adli yardımlaşma aracılığı ile mevcut yaralanmasının sabit ize neden olup olmadığına dair raporunun alınmasının sağlanması, bunun mümkün olmaması halinde müştekinin mevcut adli raporları ile tedavi evraklarının Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek mağdurun yaralanmasının niteliğinin tespiti ve alınan rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın müştekinin oturduğu masaya tekme atması sonucunda masa üzerindeki bardağın tartışma ile ilgisi olmayan müştekiye çarpması neticesinde müştekinin kaşından yaralandığı olayda koşulları oluştuğu halde TCK'nin 21/2. maddesindeki olası kast hükmünün uygulanmaması,
3) Adli sicil belgesine göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının TCK'nin 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Kabule göre de;
a) Dairemizin yerleşik içtihatları ve adli tıp kriterlerine göre yüzde sabit ize neden olan yaralanmaların kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olamayacağı gözetilmeden, 21.08.2011 tarihli rapora itibar edilerek TCK'nin 86/1. maddesi yerine TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi,
b) Sanığın müştekinin oturduğu masaya tekme atması sonucunda masa üzerindeki bardağın tartışma ile ilgisi olmayan müştekiye çarpması neticesinde müştekinin kaşından yaralandığı olayda; TCK'nin 86/1, 87/1-c maddelerine göre belirlenecek cezasının 3 yılın altında kalması halinde TCK'nin 87/1-son maddesine göre 3 yıla çıkarılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK'un 326/son maddesine göre sonuç ceza miktarı ve tekerrür hükümleri yönünden sanığın 07/06/2012 tarihli karar ile kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy