MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın savunmasında olay günü kamyonun önüne müştekinin idrar yaptığını bunun üzerine müştekiye kızdığını ve akabinde müştekinin kendi yakasına sarıldığını beyan etmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK' nın 29/1. maddesince haksız tahrikin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde açıkça tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın savunmasında müştekiyi iteklediğini ancak demir sopa ile vurmadığını beyan etmesi, tanık ...' ın mahkeme huzurunda da kabul ettiği 17.12.2011 tarihli kolluk beyanında sanığın müştekiyi yumrukla darp ettiğini belirtmesi, müştekinin ise 17.12.2011 tarihinde kollukta alınan beyanında sanığın kendisine demir ile vurduğunu belirtmesi suretiyle taraf beyanları arasında çelişkinin bulunması karşısında müşteki mahkemece çağrılıp beyanı alınarak sanığın kendisine ne ile vurduğuna dair çelişkiler giderildikten sonra sopa ile vurulmadığının anlaşılması halinde 5271 sayılı CMK'nin 253, 254,maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanarak, sanığın hukuki durumun tayini ve tespiti gerektiği gözetilmeyerek hangi gerekçe ile sanığın üzerine atılı suçu TCK' nın 86/3-e maddesince silahtan sayılan cisim ile işlediği açıklanmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 04.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy