MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyete, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beraate dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ... hakkında müşteki ...'e eyleminden ötürü verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak yasa yolunun 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesinde "itiraz" olduğu ve itiraz mercii tarafından bu konuda karar verildiği anlaşılmakla; temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanıklar müdafiinin yüzüne tefhim olunan hükme karşı 31.12.2013 havale tarihli süre tutum dilekçesini sadece sanık ... müdafii sıfatıyla verdiği ve 18.02.2014 tarihinde sanıklar ... ve ... müdafii sıfatıyla verilen temyiz dilekçesinin sanık ... yönünden CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin sanık ... açısından yapmış olduğu temyiz talebinin CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3) Sanık ... hakkında müşteki ...'ye eyleminden ötürü verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında iddianamede yer almayan 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/1-d-son. maddelerinin uygulamasında ek savunma hakkı tanınmamış ise de, sanık hakkındaki kamu davasının daha ağır nitelikteki kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılmış olması ve Cumhuriyet savcısının belirtilen maddelerin uygulanması talebini içeren esasa hakkındaki mütalaasına karşı savunmasının
sanık ve müdafiinden sorulması nedeniyle tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 5237 sayılı TCK'nin 61/1. maddesi uyarınca, somut olayda; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik göz önünde bulundurularak suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamındaki deliller değerlendirilip, denetime imkan verecek somut gerekçeler gösterilmeden, yasadaki tanımların tekrarı suretiyle adalet duygularını zedeleyecek ve TCK'nin 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde, sanığın katılanı haksız tahrik koşulları altında ele geçmeyen bıçakla hedef gözetmeksizin bir kez kasten vurarak dosyada mevcut rapora göre sol midklavikular hattın meme altını kestiği noktada 2 cm. lik kesi oluşturacak ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak biçimde yaralaması eyleminde, TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi suretiyle TCK'nin 61. maddesine aykırı davranılması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy