MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Yargılama konusu eylemin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/2-b-son kapsamında kaldığı ve alt sınırı sekiz yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu, 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafiinin bulunmaması halinde, istemi olmasa dahi sanığa zorunlu olarak müdafii görevlendirilmesi ve 5271 sayılı CMK'nin 188/1. maddesi uyarınca da duruşmalarda müdafiinin hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurularak 5271 sayılı CMK'nin 150/3, 151/1 ve 188/1. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK'un 308/5. maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığa isnat edilen kasten yaralama suçuna ilişkin TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/2-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırı 8 yıl hapis cezasından az olamayacağından, CMK'nin 196/2. maddesi gereğince, sanığın ek savunmasının yargılamayı yapan mahkeme tarafından alınması gerektiği gözetilmeden, talimat yoluyla alınması suretiyle CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Kabule göre;
Katılanın yaralanması nedeniyle görme kaybının olduğu ve organlarından birinin kaybı oluştuğundan sanığa TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel ceza tayin edildikten sonra TCK'nin 86/3-e ve 87/2-b maddeleri uygulanarak verilen cezanın 8 yılın altında kalması halinde TCK'nin 87/2-son maddesi gereğince 8 yıla çıkartılması gerekirken 5 yıla çıkartılması suretiyle eksik ceza tayini,
4) Sanığın tüm aşamalarda, katılanın olay tarihinden bir gün önce de kendisine hakaret içerikli mesaj attığını beyan etmesi, soruşturma sırasında görevli
polis memurlarınca düzenlenen 16.03.2012 tarihli mesaj döküm tutanağının sanığın beyanını doğrulaması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlein iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321 maddesi uyarınca CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy